Özgeçmiş

1967    Balıkesir’de doğdu.

1985    Balıkesir Cumhuriyet Lisesi’nden mezun oldu

1988    Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Resim Bölümü’nü kazandı.

1993   Eyüp Ömer Yüksel, H. Avni Yamaner, Merih Ercan, Prof. Horst. Hermann’dan  Atölye dersleri alarak  mezun oldu.

Yurtiçi ve Yurtdışında Çeşitli karma sergilere katıldı ve kişisel sergiler açtı.

Bir Kandinsky hayranı olan, Der Blaue Reiter( Mavi binici) akımından beslenen ve sanatın sebebi olarak- içsel gereklilik- tavrını benimseyen Onay; birden fazla özgün sanatçının eserinin, özgün sanatçı olduğunu iddia eden bir kurul yada jüri tarafından sıralandığı, yarıştırıldığı, kategorize edildiği tüm yarışmalara karşıdır ve katılmamaktadır.

Bozcaada : Homeros’un Tenedos’u Truva ya 57 km, Assos a 70 km uzaklıkta. Tanrıların dağı İda 120 km sonra ama zirvesi buradan görünüyor. Aradan Kuzey Ege Denizi geçiyor. Ben burada yaşıyorum. İmroz ile Tenedos arasında yaşadığı düşünülen Paseidon kulağıma resim yap diye fısıldıyor.

English Resume

He was born in 1967 in Balıkesir.

He was graduated from Cumhuriyet high school in 1985.

He attended art department of Uludağ University Education Faculty.

He was graduated from university in 1993 after attending the classes of Eyüp Ömer Yüksel, H. Avni Yamaner, Merih Ercan, Prof. Horst Hermann.

He participated lots of varied exhibitions and also exhibits his own pictures in his country and abroad.

Cemil Onay, who admires Kandisnky, inspired by De Blaue Riter (blue rider) movement and interprets reason for art as an internal necessity, is against all contests in which the creations of more than one original artists are graded, raced and categorized by any committee or jury asserting that it consists of original artists and he does not attend any of them.

Bozcaada: Tenedos of Homeros, 57 km to Troy, 70 km to Assos and Ida, the mountain of the Gods is 120 km away but the peak is seen from Bozcaada. The North Aegean sea separates us. I live here. Poseidon, the God of the Seas who is believed to be living between Tenedos and Imros whispers to my ears to “paint”.